Bir gece de doğdum, bir ömürde ölemedim. Her gün yeni bir başlangıç dedim eskisini bitiremedim...
ikizler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ikizler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2013 Pazartesi

Arayış...


Bir bilinmezlik, havada asılı kalınmışlık halini fotoğraflandırın ama içine bir parça umut, bir parça hareket koyun deselerdi anca bu kadar bu duruma ait bir fotoğraf çekilebilirdi.

Bu fotoğraf beni benden alıyor inanın. Kim bilir belki mevcut durumu çok iyi ifade ettiğindendir. Belkide içinde biraz gizem olmasına karşın o sıcacık kule var olduğundandır. Her ne ise ne ama bu fotoğrafta umut var hem de bana ait umutlar var. Mesafeler göreceli olsa da , kim bilir belki bugün, belki yarın. Ama var. Bende varım. 

Neyin önemli olduğuna dair monologlarım olsa da diyaloglarda önemini yitirir oldular. Kalabalıkla yabancılaşan bir tarafım olduğunu keşfettim bu ara. Bir kişi bile benim için kalabalık. Belki içimin kalabalığındandır. Bilmiyorum?

Ama melankolim bugün benimle belli, içimdeki varlığını dış dünyaya göstermeye de pek hevesli. Kusarcasına suskunları oynasa da,çığlıkları 7 düvel öteden duyulur oldu. 

En iyisi bugüne bir şiir ile veda etmek, ve en özeli bu şiiri sessiz sessiz dinlemek...


Arayış

En kısa ceza 
Ömür-boyu olandır.. 
Kimse bilmediğinden. 

Kim bilir; 
Belki bir yalan'dır.. 
Kendiliğinden. 

Bir korku'dur belki, 
Saklanandır.. 
Çirkinliğinden. 

Bir soru olsa gerek; 
Sorulmadığındandır.. 
Birden.

Özdemir Asaf



10 Kasım 2012 Cumartesi

mikado çubukları gibi halim...

Karmaşadan ne yazacağımı bilmeyerek oturdum yazımın başına, yazacak çok şey var elbet ama bu ara benim zihnimi toplayamıyorum."Bu sislerin ardından bir konuya odaklanmak o kadar zor ki şu ara" derken kendimi tanımlayacak başlığı buldum. Bir anda zihnimde güneş gibi doğdu adeta.

Oyun esnasında atılan mikado çubukları gibi halim, renk renk, birbirine girmiş düşüncelerle dolu. Bu karmaşayı toparlamanın tek bir yolu var aslında o da oyunu oynamaktan geçiyor. Çoğu oyunun bir kazananı bir kaybedeni olur, bazı oyunların ise sadece kaybedenleri vardır. Çünkü kazanmak bile kaybetmek ile eştir. Bu seferki oyunun hangisinden olacağını tahmin etmek biraz zor. Lakin başlıyorum oyunu oynamaya, sonu her ne olursa olsun oyun artık bitirilmeli. ilk el başlıyor lakin sürekli hata yapıyorum ve karşı tarafa el veriyorum. Offf çocukken bu kadar zor değildi bu oyun. Yoksa oyun hala aynıda benim kaybetmeye yada kazanmaya gücüm mü yok bilemiyorum. En  nihayetinde eğlenmem gerekmez miydi? Evet eğlenmeliydim ama eğlenmiyorum. ikinci elde sıra. O yirmi puanlık siyah çubuk canıma okuyor zamanla, aklım hep onu almakta. Kazanmak kaybetmek bile olsa hırs her bir hücremde dolanıyor inanın. Bir de ego savaşı başladı ki iyice karıştı ortalık. Siyah çubuk daha da önemli hale geldi, ondan önce alınan hiç bir çubuğun toplamı onun puanına eş gelmiyor. Denkleştirmek için hep daha fazla çaba harcamam gerekiyor ki, çaba demeyin artık ben yoruldum.

Onun gücü yokken, istediği kaçak oyunu oynaya biliyorken, ben elimde bin tane elek taş ayıklıyorum resmen.   Siyah çubuk bu kadar önemliyken ben ne yapacağım bilmiyorum...

Arkası yarın...

6 Kasım 2012 Salı

Alışkanlıklara olan alışkanlık....

Herhangi biri bundan 4 sene önce böyle bir evliliğim olacağını söyleseydi, eminim o söylediği an o kişi ile olan  ilişkimiz anında biterdi. Umutlarım, hayallerim, kendime olan güvenim ve en önemlisi benim başıma kötü bir şey gelmez inancı buna sebep olurdu. Fakat bugün dönüp arkama baktığımda öyle bir kimse olmadığını görüyorum , hoş olsaydı bile "nasıl olsa kimseyi dinlemezdim." diyebilecek kadar öz güvenim hala yerinde.

Öz güvenim yerinde ama umutlarım kayboldu, kalbim kırıldı. Güçlü bir karakter olduğumdan dem vuruyor her tanıyan, evet öyleyim. Hem de çok güçlüyüm, kolay kolay kaybetmem yolumu, karanlıkta kalsam hiç korkmam gözlerimi kapattığımda ki karanlıkta olduğumu var sayarım, çoğunluğa karşı tek başıma bile durabilirim , doğrular dilimden kolayca dökülür. Karşımdaki insanı anlarım, anlamak için empati kurarım. Anlamasam da açık açık anlamadığımı söylerim.

Yalanları da tanırım, "karşımdaki kişiyi kitap gibi okurum. " diyen kişiler vardır ya işte bende onlardan bir tanesiyim aslıda. Ama işte bu kadarım sadece. Onuda yapsam bunu da yapsam evliliğimde başarılı olamadım.
Başarının tarifi nedir ki evlilikte ? Sizin için nedir bilemeyeceğim ama benim için sıradanlık sadece. Ama bu kadar basit bir alışkanlığı oturtamadım inanın.

Ben kendim dışında her şeyi oldum bu evlilikte, Psikolog oldum, anne oldum, hırçın oldum, uysal oldum bir tek kendim dışında her şeyi oldum. Ve sonuç tam bir başarısızlık.


Dışarıda sabahlayan bir kocam oldu, alkol almayı kendine görev bilen bir adamdı. Hiç bir işinde bu kadar çalışkan olmadı inanın. Yada bu kadar tutarlı. İçimde bir yerlerde hep bir umut vardı, bir değişim ihtimali üstüne kurulu hayallerim ama bu sabah 05:20 de hepsi yok oldu.

3 Kasım 2012 Cumartesi

Venüs bana kendin ol diye haber yollamış...

Şimdi bir taraftan Alicia Keys dinliyorum bir taraftan hayatımı, şimdimi, geçmişi, seçimlerimi düşünüyorum. "Gelecek bugünde inşaa oluyor." diyen her düşünür aklımın bir tarafından bana sesleniyor. Şimdi ilk fark ettiğim, bordo ojelerimin beyaz ellerimde duruşu oluyor. Bu sahneyi hatırlamak istediğim her an hatırlayacağım. Ve o andaymışım gibi yaşayacağım. Kulağımda " Piano & I "parçası daha da derinleşiyorum anda. Artık unutmak neredeyse imkansız.

Zihnimin oyunları eşliğinde dolanıyorum hangi zaman, kim gerçek bilmeden bazen ama bu sefer farklı bir şeyler var. Kalbim bile bir başka atıyor sanki, kanım damarlarımda daha bir farkında akıyor. Her hücremle tanışıyor gibiyim bugün. Sanırım bir seçim yapıldı ve bir rutin bozuldu.

 Ben sadece  bir seçim yaptım. Venüs'ü dinledim ve kendim olmaya karar verdim. O bile binlerce kilometre uzaktan bana böyle seslenirken, böyle bölük pörçük kalamazdım. Hem neden kalacağım ki o rollerde, hangi sebeple ısrar edecek kendimi red edeceğim.

Ben sadece oğlum için anne yada elemanlarım için yönetici veya yöneticilerim için eleman yada dostlarıma dost, düşmanıma düşman değilim ki; ben bunların hepsiyim, toplamıyım. Ben bir çoğunluğun ortak çocuğuyum. Sadece bir kadın yada yetişkin değilim. Ben bir karmayım başlı başına. O yüzden ben sadece kendimim. 

Şimdi Alicia "Falling" şarkısını söylüyor ki değmeyin keyfime....Kendim olmanın tadını çıkarmaya başlıyorum... Artık ben sadece benim.

9 Ekim 2012 Salı

İrem Su ne olur güzel şeyler söyle artık....


Yaaa arkadaş neymiş bu gezegenlerin konumları, yaptıkları açılar ileri geri hareketleri. İki gezegen ileri gidiyor biri geri gidiyor diye tüm iş hayatım kocaman bir kaosa döndü. Siz gülün bana ama bir anlatayım olanları sonra da aynı fikirde mi kalacaksınız bir bakalım ? 

Ailecek biz bu yaz Antalya'ya çok sevdiğimiz aile büyüklerimizin yanına ziyarete gittik. Onlarla beraber vakit geçirirken bana mynet astroloji uygulamasından ve İrem Su isimli astroloğun yorumlarından bahsettiler ve mutlaka takip etmelisin diye de sıkı sıkı tembih ettiler.İlk başta çok ciddiye almasam da derinden gelen merak duygum  eve döndükten sonra beni ele geçirdi ve ben bu sayfayı ve kadını takip etmeye koyuldum.

Bir süre sonra İrem Su 'nun beni takip ettiğini hatta beni tanıdığını  filan düşünmeye başladım. Çünkü kadın o gün ne derse çıkıyor, böyle genellemeler yazan bir insan için çok fazla bilemeyeceği bir çok konuda nokta tespitler yapıyor. Paranoyamın tavan yapmasına sebep olacak kadar yani şöyle söyleyeyim nerede ise İrem Su' nun kendim olduğumu yada beynim okuduğunu  filan düşünecektim o denli. 

Acaba istifa mı etsem dediğim bir günün sabahında kadın bana iş ile ilgili fevri kararlar vermeyin bir işi sonlandırmak yada yeni bir şeye başlamak için doğru zaman değil diyerek durdurmasından, bak bugün eşin ile ilişkine dikkat et, gereksiz tartışmalara gireceğin konular olursa konuyu kapatın demesinden, bu ara size vaat edilenler pek olmayacak demesine kadar neler dedi neler. Buradan bakınca aman canım ne yani herkes diyor diyebilirsiniz ama öyle değil. Her birini doğru anda söylemek gibi bir özelliği ve yazım dili diğer bir çok burç yorumcusundan çok çok farklı. Hayatıma bu kadını katanlardan tutunda benim hayatına kattıklarıma kadar herkes aynı düşüncedeyse benim size söyleyeceğim yegane şey mutlaka okuyun. Ön yargınız bile varsa bile bir kere okuyun eminim ki ön yargılarınızı yıkacaktır.

 Sevgili İrem Su, valla şu aralar burcum vasıtasıyla benim hayatım ile ilgili pek iç açıcı tahminlerin olmasa da iyi ki varsın. Sana çok teşekkür ederim, bir çok arkadaşımın bana yapmadığı bir şeyi yapıp beni iyiye sevk etmek için beni uyarıyorsun. Sağ olasın var olasın cansın valla. 

Sevgilerle